Orgonitin temel prensibi, pozitif ve negatif enerjiyi dengeleme fikrine dayanır. Bu cihazın ana bileşenleri şunlardır:
Bu üçlü birleştiğinde ortaya sürekli bir enerji akışı çıkardığı düşünülür. Mekanizma şöyle açıklanır:
Organik yapılar enerjiyi çeker ve hapseder. Reçine kururken metal parçacıklarına uyguladığı basınç, kristaller üzerinde piezoelektrik bir etki oluşturur.
İnorganik yapı olan metal, enerjiyi çeker ve dışarı yönlendirmeye başlar. Bu süreçte negatif enerjinin kırıldığı düşünülür.
Kuvars gibi kristaller, sıkışma etkisiyle titreşimini artırır ve “düzgün, pozitif frekans” olarak tanımlanan enerjiyi yayar.
Bu döngüye bazıları “enerji harmonizasyonu” der, bazıları ise basit bir fiziksel reaksiyonun spiritüel yorumlanışı olduğunu iddia eder.
Bilimsel olarak kanıtlanmış olmamakla birlikte, kullanıcı deneyimleri orgonitle ilgili oldukça geniş bir liste sunar:
Spiritüel pratiklerle ilgilenenler için orgonit, kişisel alanın enerjisini temizleyen güçlü bir araç olarak görülür.
Modern yaşamda:
gibi faktörler insanların enerji alanlarını daha fazla sahiplenmesine neden oluyor. Orgonit, hem estetik görünümüyle dekoratif bir obje sunuyor hem de enerji dengeleme vaadiyle kullanıcılarını cezbediyor.
Ayrıca tamamen el emeğiyle üretilebilmesi, kişiye özel orgonit tasarımlarını da popüler hale getirdi.
Dışarıdan bakıldığında orgonit yalnızca bir reçine blok gibi durabilir. Ancak içinde:
bir araya gelir. Bu yüzden birçok kişi için orgonit, “basit bir obje” değil; niyetle şekillenen enerji dönüştürücü bir sanat olarak değerlendirilir.
Orgonit, bilimin ve spiritüalizmin buluştuğu alanlardan birinde duruyor. Onu yalnızca dekoratif bir obje olarak görenler de var, yaşamlarını dönüştürdüğünü söyleyenler de. Fakat kesin olan bir şey var ki: Orgonit tasarımları, enerjiyi daha bilinçli algılamaya başlayan modern insanın ilgisini çekmeye devam edecek.